DEVA Partisi Babacan: Çiftçiye Giden Desteğin 16 Katı Faiz Lobisine
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, hükümetin tarımsal destekleme miktarının 16 katını faiz ödemelerine aktardığını belirterek çiftçinin sorunlarına dikkat çekti.
Yapay zeka tarafından üretilmiştir • Hata varsa bildirinizDEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, hükümetin çiftçiye verdiği tarımsal desteğin 16 katını faiz lobilerine ödediğini belirterek ekonomi politikalarını sert sözlerle eleştirdi. Mevcut ekonomi yönetiminin üreticiyi değil, tefeciyi ve faiz lobisini beslediğini savunan Babacan'ın açıklamaları, tarım kesiminin yaşadığı derin mağduriyeti bir kez daha gündeme taşıdı.
Türkiye'de çiftçinin günden güne zarar ettiği, üretimden uzaklaştığı bir tabloya işaret eden Babacan, devletin tarımsal destekleme kaleminden çiftçiye aktardığı kaynağın, devletin ödediği faizlerin yanında çok küçük bir rakama denk geldiğini ifade etti. Hükümetin milyarlarca liralık tarımsal desteği reklam konusu yapmasına rağmen asıl tablonun farklı olduğunu dile getirdi.
Destek Reklamı, Faiz Gerçeği
Babacan'ın gündeme getirdiği en çarpıcı detay, destek miktarı ile faiz ödemeleri arasındaki devasa makastı. Devlet, çiftçiye verdiği desteğin tam 16 katını bir yandan faiz ödemeleri için kullanıyor. Bu durumda parasının çiftçiye değil faiz lobisine gittiği gerçeği, üreticinin sorunlarına çözüm üretilmediğinin en açık kanıtı olarak değerlendirildi. Destekleme politikalarının çiftçiyi rahatlatmaktan çok görsel bir propaganda aracına dönüştüğü eleştirisi yapıldı.
Girdi maliyetlerinin fahiş şekilde artması, mazot ve gübre fiyatlarının üreticinin taşıyamayacağı boyutlara ulaşmasıyla tarımda maliyet enflasyonu had safhaya ulaştı. Çiftçi, ekim yapmak için borçlanırken, hasat döneminde ürününü maliyetine bile satamıyor. Bankalara ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçlarını kapatmakta zorlanan üreticinin önüne ise bir türlü gerçekçi bir destek çıkarılmıyor.
Üretici Tüketiyor, Faiz Lobisi Besleniyor
Mevcut ekonomik modelin üretimi değil, tükimi teşvik ettiği belirtilerek Türkiye'nin her geçen gün dışa bağımlı hale geldiği vurgulandı. Üreten çiftçi zarar ederken, faiz lobileri devletin bütçesinden katlanarak gelir sağlıyor. Bu döngünün devam etmesi halinde Türkiye'nin gıda arz güvenliğinin tehdit altına gireceği, köylerin daha da boşalacağı ve tarım arazilerinin kullanım dışı kalacağı kaygısı dile getirildi.
Artan girdi maliyetleri karşısında çaresiz kalan üreticiler, bir yandan da iklim değişikliğinin yarattığı kuraklık riskiyle boğuşuyor. Doğanın getirdiği belirsizliklere bir de ekonomik kriz ve yüksek faiz yükü eklenince çiftçinin üretimde kalma şansı her geçen gün zayıflıyor. Yerli üretimin çöküşü ise doğrudan market rafiyatlarına ve vatandaşın gıda enflasyonuna yansıyor.
Sonuç olarak, çiftçiye ayrılan kaynakların çoğunun aslında faiz ödemelerine gittiği bir sistemde tarım sektörünün nefes alması mümkün görünmüyor. Üreticinin desteklenmesi yerine faiz lobilerinin zenginleştirildiği bir maliye politikası, ülkenin gıda bağımsızlığını da risk altına alıyor. Çiftçinin hak ettiği değeri görebilmesi, üretimden ve tarımdan kalkınma hedeflerinin önceliklendirilmesine bağlı.
